4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen Mükerrer Madde 20/D, Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilere yurt dışı kaynaklı kazançları için 20 yıl süreyle gelir vergisi istisnası tanıyor. Daha önce ele aldığımız Varlık Barışı düzenlemesiyle birlikte değerlendirildiğinde, bu istisna Türkiye’ye yerleşmeyi planlayan gurbetçiler ve yurt dışında gelir elde eden kişiler için önemli bir fırsat sunuyor. Bu yazımızda, istisnadan kimlerin yararlanabileceğini, kapsamını ve dikkat edilmesi gereken hususları derledik.
İçindekiler
İstisnadan Kimler Yararlanabilir?
Mükerrer 20/D istisnasından yararlanabilmek için üç şartın birlikte sağlanması gerekiyor:
- Türkiye’de yerleşmiş sayılma: Gelir Vergisi Kanunu’nun 4. maddesine göre, ikametgahı Türkiye’de bulunan ya da bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak 6 aydan fazla oturan kişiler Türkiye’de yerleşmiş sayılır.
- Son 3 takvim yılında Türkiye’de ikametgah bulunmaması: Yerleşim tarihinden önceki son üç takvim yılında kişinin Türkiye’de ikametgahı olmamalıdır.
- Son 3 takvim yılında Türkiye’de vergi mükellefiyeti bulunmaması: Aynı dönemde, ticari, zirai veya serbest meslek kazancı dolayısıyla sürekli vergi mükellefiyeti bulunmamalıdır.
Örneğin, 2026 yılında Türkiye’ye yerleşen bir kişinin bu istisnadan yararlanabilmesi için 2023, 2024 ve 2025 takvim yıllarında Türkiye’de ikametgahının ve sürekli vergi mükellefiyetinin bulunmaması gerekiyor.
İstisnanın Kapsamı Nedir?
Şartları sağlayan gerçek kişilerin Türkiye dışında elde ettiği her türlü kazanç ve irat, yerleşim tarihinden itibaren 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna tutuluyor. Önemli noktalar:
- İstisna yalnızca gerçek kişilere tanınmıştır; şirketler (kurumlar) bu düzenlemeden yararlanamaz.
- Yurt dışında elde edilen kazançların Türkiye’ye getirilmesi şart değildir; para transferi istisna hakkını etkilemez.
- İstisna kapsamındaki yurt dışı gelirler için Türkiye’de beyanname verilmez.
Beyan Vermemenin Karşılığında Nelerden Vazgeçiliyor?
Beyanname verilmemesi avantajının bir karşılığı var: istisna kapsamındaki gelirlere ilişkin gider ve maliyetler diğer gelirlerden indirilemiyor; yurt dışında bu kazançlar üzerinden ödenen vergiler de Türkiye’de mahsup edilemiyor. Bu nedenle istisnanın avantajlı olup olmadığının, kişinin gelir yapısına ve yurt dışında ödediği vergi yüküne göre ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Veraset ve İntikal Vergisinde Avantaj
İstisna süresi içinde vefat hâlinde, miras yoluyla gerçekleşen intikallerde %1 oranında veraset ve intikal vergisi uygulanabiliyor — bu da düzenlemenin sunduğu ek bir avantaj olarak öne çıkıyor.
Ne Zamandan İtibaren Geçerli?
Düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılan kişilere uygulanmak üzere, yayım tarihinde yürürlüğe girdi; uygulama usul ve esasları ise 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 333 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile açıklandı. Mükerrer 20/D maddesinin bir bitiş tarihi bulunmuyor; düzenleme yürürlükte kaldığı sürece, sonraki yıllarda Türkiye’ye yerleşen kişiler de şartları sağlamaları kaydıyla kendi yerleşim tarihlerinden itibaren 20 yıllık istisnadan yararlanabiliyor.
Dikkat Edilmesi Gereken Risk
İstisnadan yararlanma şartlarının sonradan ihlal edildiğinin tespiti hâlinde, cezalı tarhiyat riski doğuyor. Bu nedenle yerleşim tarihi, önceki üç yıla ait ikametgah ve mükellefiyet durumu gibi kriterlerin belgelerle desteklenmesi büyük önem taşıyor.
Kimler İçin Önemli?
- Uzun süredir yurt dışında yaşayan ve Türkiye’ye kesin dönüş yapmayı planlayan Türk vatandaşları,
- Yurt dışında gelir elde eden ve Türkiye’ye yerleşmeyi değerlendiren yabancı uyruklu kişiler,
- Uzaktan çalışan, yurt dışı menşeli yatırım geliri veya serbest meslek kazancı bulunan dijital göçebeler.
Mete Mali Müşavirlik ve Denetim olarak, Türkiye’ye yerleşim sürecinizin planlanmasından 20 yıllık istisna şartlarınızın belgelenmesine kadar tüm süreçte yanınızdayız. Değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.